IRAK'TA SAĞLIK KRİZİ KAPIDA
1.11.2016


Irak’taki mevcut sağlık personelinin sayısı hâlihazırda ihtiyacı karşılamaya yetmiyor ve ülkeden kaçan doktorların sayısı da her geçen gün artıyor.

Irak Cumhurbaşkanı, parlamentonun Iraklı doktorların toplu olarak yurt dışına göçüşünü engellemek ve yurt dışına kaçan doktorları geri dönmeye teşvik etmek için çıkardığı yasayı 10 Ekim’de onayladı. Ancak yasanın hedefine ulaşıp ulaşmayacağı ve Irak hükümetinin yasayı nasıl uygulayacağı henüz net değil.

Irak’taki mevcut sağlık personelinin sayısı hâlihazırda ihtiyacı karşılamaya yetmiyor ve ülkeden kaçan doktorların sayısı da her geçen gün artıyor. Doktorlar genel olarak kişisel güvenliklerine ilişkin endişeler, kariyer olanaklarını artırma ve dayanılmaz çalışma koşulları nedeniyle göç ediyorlar.

Irak'ın kuzeyinde bulunan Duhok gibi ücra vilayetlerde ise durum daha da vahim. Zira buradaki doktorlar daha büyük zorluklar yaşıyor ve daha az destek alıyorlar. Yurdundan olmuş çok sayıda Iraklı ve yabancının Duhok’a yerleşmesi nedeniyle bölgedeki sağlık hizmetleri kontrol edilemez bir hâl almış durumda.

DAEŞ'saldırılarından kaçan neredeyse 5 yüz bin Suriyeli mültecinin yanı sıra yurdundan olmuş Iraklılar da bu bölgeye sığındığı için doktor sayısı ile hasta sayısı arasındaki dengesizlik giderek artıyor.

Duhok Sağlık Müdürlüğü’nün Başkanı Doktor Nizar İsmet' “Doktor açığı bütün ülkede sorun. (...) Ancak en büyük sorunu Duhok yaşıyor. Tüm hastaneleri açık tutmaya çalışıyoruz ama personel sıkıntısı nedeniyle hastaneleri ayakta tutmakta zorlanıyoruz” açıklamasında bulundu.

25 yaşındaki Doktor Kahraman Muhammed ise şöyle diyor: “Geçen yıl üç dört doktorun işi bıraktığını biliyorum. Bu yıl da ülkeyi terk etmeyi planlayan yaklaşık 10 hekim var. Kalanlar ise plan yapmasalar da gitmeyi kesinlikle düşünüyorlar. Ben de dâhil buradaki doktorların yüzde 95’inden fazlası yurt dışına gitmek istiyor.” Muhammed yasa dışı yollardan Avrupa’ya ulaşmaya çalışan en az bir doktor tanıdığını söylüyor.

Duhok Sağlık Müdürlüğü’nün kapasitesi krizden önce bile yerel halkın ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyormuş. Ani mülteci akınıyla vilayete gelen ailelerle birlikte koşulların daha da zorlaştığını belirten Muhammed “Uluslararası yardımlar olmasaydı sağlık sistemimiz çökerdi.” diyor.

Ekonomik koşulların da etkisiyle işi bırakıp özel sektöre geçen ya da göç eden hekim sayısının artmasıyla işler içinden çıkılmaz bir hâl almış.

Irak'ın ekonomisi petrol fiyatlarındaki düşüş, DAEŞ'le mücadele, Bağdat’ın devlet yardımını durdurması ve kemikleşen yolsuzluk yüzünden krizde. Harcamaları kısmak için pek çok kamu çalışanının maaşlarında kesintiye gidiliyor. Hekimler şu an maaşlarının sadece yüzde 25’i ila yüzde 40’ını alabiliyor. İsmet ödemelerin bir buçuk ayda bir yapıldığını belirtirken Muhammed üç ay maaş alamadıkları zamanlar olduğunu söylüyor.

Vilayette 2 bin 500 hasta başına bir hekim düştüğünü belirten İsmet 160 kadar yeni doktora ihtiyaç duyduklarını anlatıyor.

Muhammed ise “Bunlar Darfur, Yemen ya da Halep’te olsa normal karşılanır ama bizim durumumuz da onlardan daha iyi değil. Ufukta bir facia görünüyor.” diyor.

Halep’in doğusundaki sağlık personeli sistematik olarak Suriye rejiminin hava saldırılarına hedef oluyor ve yardım kuruluşları bölgede sadece 35 hekim kaldığını, 7 bin 143 kişiye bir doktor düştüğünü bildiriyor.

Vilayetin en büyük hastanesinin yöneticisi Dr. Sabah Muhammed şöyle konuşuyor: “Bu yeni bir sorun değil. 1995’te, ben tıp fakültesinde okurken de pek çok arkadaşım yurt dışına gitmişti. Ancak durum geçen yıl hükümetin maaşlarda kesintiye gitmesiyle daha da kötüleşti.” Muhammed bunun yeni bir “beyin göçü” dalgası yarattığını söylüyor.

Irak’taki eğitimli sağlık personeli sayısı 1968’deki darbeyle başlayan beyin göçü dalgaları nedeniyle giderek azaldı. ABD’nin 2003’teki işgali, akabinde yaşanan ve DAEŞ'in yükselişine zemin hazırlayan iç savaş da yeni göç dalgalarına yol açtı.

Orta Doğu Enstitüsü’nden Joseph Sassoon tarafından kaleme alınan bir makalede sadece Saddam Hüseyin’in düşüşünü takip eden 18 ayda Irak’ın sağlık personelinin “yaklaşık yüzde 25 ila yüzde 35’ini kaybettiği” belirtilerek şöyle deniyor: “Eğitimli profesyonellerin ülkeden ayrılmasıyla Irak yüzlerce yıllık tecrübe ve bilgi birikimini kaybetti.”

İsmet sorunun diğer nedenleri arasında sağlık personelinin Kürt vilayetleri arasındaki orantısız dağılımını ve Duhok’taki tıp fakültesinin öğrenci sayısında son yıllarda yaşanan düşüşü sayıyor. Tıp fakültesinin öğrenci sayısı budan sonra artsa bile öğrencilerin mezun olması için altı yıl gerekiyor.

Duhok’taki hekimler, kendi hastalarının ve DAEŞ'in ilan ettiği hilafetten kaçan mağdurların yanı sıra DAEŞ’le mücadele edenleri de tedavi etmek durumda. Sadece DAEŞ'in ortaya çıktığı haziran 2014’ten 2015’in sonuna kadar geçen dönemde devlet hastanelerinde tedavi gören peşmergelerin sayısı 7 bin 300. Yalnızca peşmergelere hizmet verecek askeri bir hastane kurulmasına ilişkin plan da kaynak yetersizliği nedeniyle rafa kaldırıldı. Dolayısıyla peşmergeler devlet hastanelerinde tedavi görmeye devam ediyorlar.

Acil servislerde görev yapan yeni mezun hekimler için DAEŞ’le savaş daha önce ders kitaplarında hiç görmedikleri vakalar anlamına geliyor. Bunlara keskin nişancı yaraları ve kimyasal silah saldırıları da dâhil.

26 yaşındaki Dr. Helin Süleyman şöyle diyor: “Tam bir facia. Bazen kalabalık nedeniyle tedavi edemediğimiz hastalar oluyor. Çok yoruluyoruz. İşimize konsantre olamıyoruz ve hatalar yapabiliyoruz. Hekim yetersizliğinden ölen hastalar var.”

Geleceğe ilişkin kötümser olan ve hasta yakınlarıyla sürekli yaşanan kavgalardan bıkan Süleyman da “Kürdistan dışında her yer olur.” diyerek göç etmek istediğini anlatıyor. Koşullar bir kadının tek başına seyahat etmesine olanak vermediği için gitmeyeceğini belirten Süleyman sözlerini şöyle noktalıyor: “Hepimiz işi bırakmayı düşünüyoruz. Durum giderek daha da kötüleşiyor.”

 

Kaynak: http://www.al-monitor.com/


Bu haber 205 kez görüntülendi
 
Ana Sayfa | www.suleymandemirel.com.tr | İletişim |
Aktif Ziyaretçi:5 Bugün Gelen: 27 Toplam Ziyaretçi: 615601
Tasarım ve Uygulama: Bey Bilgisayar