ARAP TURİSTLERE ÖZEL ALANLAR
6.12.2016


Turizm sektöründe 2016’yı kaybeden Türkiye turist sayısını artırmak için birçok ilde Araplara özel alanlar oluşturacak.


Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ekonomik ilişilerin ulaştığı noktayı açıklayan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu 15 yılda Orta Doğu ülkeleri ile ticaret hacminin 7.5 kat artarak 47 milyar dolara yükseldiğini, Arap coğrafyasından Türkiye’ye gelen turist sayısının dokuz kat artarak 3 milyona ulaştığını söyledi. 

Arap ülkelerinden 2013 yılında 2 milyon 77 bin 708 turist gelirken bu sayı, 2014 yılında 2 milyon 495 bin 783, 2015 yılında ise 2 milyon 954 bin 92’ye yükselmiş durumda.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Arap turist hedefinin 10 milyon olduğunu olduğunu açıkladı. Çavuşoğlu Arap turist sayısını artırmaya yönelik projeleri anlatırken, “Arap Köyü kurulması için çalışmalar yapılıyor. Bunu Antalya’da kurmak istiyoruz.” dedi.

Arap tatil köyleri ile ilgili ilk açıklama şubat ayında Arap Turizm Örgütü Başkanı Bandar Fahad El Fehaid tarafından yapılmıştı: “Arapların sağlık turizmi için Türkiye’ye akın edeceğini düşünüyorum. Sağlık turizmiyle ilgili ilk adımlar atıldı. Bursa’da yürütülmekte olan büyük bir proje var. Türkiye ile hem turizm hem sağlık turizmi alanında planlanan projeler var. Antalya’ya yönelik de çalışmalarımız var. Antalya’ya daha fazla Arap turistin çekilmesine yardımcı olacağız. Arap turistin konaklama yerlerine dair taleplerini ilgililere ileteceğiz.”

Açıklamalardan sonra dikkatler “Arap köyü” projesine çevrildi. Türkiye’de muhafazakarlığın yükselişiyle birlikte birçok turizm yöresinde kadınlar için özel plajlar oluşturulmaya başlamıştı. Araplar için kurulacak özel köylerin de benzer özellikler taşıması bekleniyor. Bu köylerde sadece Arap turistler konaklayacak ve kendilerini ülkelerinin tarihinden esintiler taşıyan bir ortamında hissedecekler. Arap köylerine ilişkin bir  uygulama Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de yapılmış. “Heritage Village” adı verilen Arap köyü dalgakıran üzerine konuşlandırılmış, Arapların geleneksel köylerini canlandıran projede kale surları içinde Bedevi çadırları, cami ve evler bulunuyor. Petrol bulunmadan önceki yaşamın canlandırıldığı Arap köyünde geleneksel Arap yemeklerinin yanı sıra kahve türü içeceklerin ikram edildiği restoranlar ve kafeler yer alıyor.

Türkiye’de kurulacak Arap köyünde ilave özellikler de olacak. Örneğin, sağlık turizmi için Bursa’da kurulacak Arap köyünde kaplıcalar yer alacak.

Arap Turizm Örgütü Başkanı Fahaid, geçen ay Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada Bursa’daki Arap köyü için çalışmaların devam ettiğini belirterek “Özellikle sağlık turizminde büyük bir potansiyel var. Suudi Arabistan bu sektörde yılda 27 milyar dolar harcama yapıyor. Türkiye büyük ölçüde kabul görüyor” dedi.


Trabzon ve 
Ordu'da da Arapların özel tatil köyleri kurmak için arazi satın aldığı bildiriliyor. Arap turist akınına uğrayan Doğu Karadeniz’de tabelalar Arapçaya dönmeye başladı.

 

Arap turistlerin Türkiye’de bir siyasi eleştiri konusu olmasına karşı çıkan Rixos Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince ise harcama potansiyellerine dikkat çekiyor: “Fransa, İtalya, İsviçre, Paris, Londra. Avrupa’nın en iyi destinasyonları yıllardır Araplarla ayakta kalır. Orta Doğulu tüketici ciddi para harcar. Lükse düşkünlükleri var. Çünkü zenginler. Suudi Arabistan’da kişi başına gelir 30 bin dolar, Arap Emirlikleri’nde 50 bin dolar, Rusya’da ise 10 bin dolar. Bir Arap tüketici beş Rus tüketici kadardır.” 

Arapların Türkiye’deki favori şehri İstanbul. Bunu Bursa, Bolu, Abant, Yalova, Trabzon gibi yeşil bölgeler ile Antalya izliyor. Geçen yıl İstanbul’u ziyaret eden 8 milyon 414 bin turistin 1 milyon 670 binini Araplar oluşturdu.

Arap turistlerin Türkiye’yi tercihine etki eden birçok unsur var. Tur Operatörleri Platformu Başkanı Cem Polatoğlu, Türk dizilerinin Arap ülkelerinde çok sevilmesini birinci neden olarak gösterip şöyle sıralama yapıyor: “Türkiye’nin modern Müslüman ülke olarak sağladığı rahatlık ve huzur. Dini vecibelerini her an her yerde yerine getirebilmeleri. Haram korkusu olmadan yemek yiyebilmeleri. Nargile içebilmeleri. Sağlık ve saç ekimi olmak üzere estetik operasyonları yaptırabilmeleri. Alışveriş merkezlerinin çeşitliliği, fiyatların uygunluğu. Kültürel yakınlık hissi. Türkiye’nin doğal güzellikleri ve yeşil alanları.”

Türkiye’ye 2015 yılının ocak-eylül döneminde 29.7 milyon turist gelirken, bu yıl aynı dönemde sayı 20.2 milyona düştü. Sadece dokuz aylık dönemde gerçekleşen 9.5 milyonluk kaybı Araplarla telafi etmek mümkün değil. Ancak önümüzdeki yıl Ruslarla birlikte Avrupalı turistler de yeniden gelmeye başlarsa turizmde umutlar yeşerebilir.



Read more: http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2016/12/turkey-plans-special-vacation-spaces-for-arabs.html#ixzz4S3Cf7kLd


Bu haber 232 kez görüntülendi
 
Ana Sayfa | www.suleymandemirel.com.tr | İletişim |
Aktif Ziyaretçi:2 Bugün Gelen: 24 Toplam Ziyaretçi: 615598
Tasarım ve Uygulama: Bey Bilgisayar